ilk iş görüşmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilk iş görüşmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2009 Cuma

“RED CEVABI HAYATIN SONU DEĞİLİR”

Şaban ERDİKLER/ Erdikler Yeminli Mali Müşavirlik Genel Müdürü
Benim mülakat yapmak şansım olmadı burslu okuduğum için Maliye Bakanlığı'nda göreve başlamıştım. Bilahare sınavla Maliye Müfettişliğine başladım. Arthur Andersen'e geçişim sırasında da gerçek bir mülakat yerine sadece hoş bir sohbet görüşmesiyle yetinmişlerdi. Ancak işveren olarak birçok mülakatı gerçekleştirmemden ötürü masanın öbür tarafında çok bulundum. Benim için adayın kendine güveni, güler yüzlü olması, analitik düşünme becerisi, kendini yalın ve doğru ifade etmesi, bütün bunların üstünde vizyoner bir tutum sergilemesi çok önemli olmuştur. İşe kabul edilmek için müracaat etmiş adayın kendisi hakkında söylediklerinin ne kadarının gerçek ne kadarının kendisinden böyle bir cevap beklendiği düşüncesiyle söylemiş olduğunu ayırt etmeye çalışırım. Şayet aday sadece biran önce bir işe girip çevresine karşı artık bir yetişkin olduğunu ispat için müracaat etmişse başlangıçta pek ortaya çıkmayan üzerinde durulmayan hususlar kısa sürede hem çalışan hem kurum bakımından mutsuzluk nedenleri oluşturuyor.Gençlere önerim samimi, açık ve dürüst olmalarıdır. Belli bir işe için red almak hayatın sonu değildir. Her gün yeni fırsatlar, yeni trendler ortaya çıkmaktadır.
Platin Dergisi 2004

“CV YAZMAM GEREKTİĞİNİ BİLE BİLMİYORDUM”

Cem SOYSAL/Fujitsu Siemens Eski Genel Müdürü
İTÜ İnşaat Mühendis'liğinden 1987 yılında mezun oldum. Benim ilk iş görüşmem şirketin patronuyla ve torpille oldu açıkçası. Aydın Koray Bey, babamın arkadaşıydı ve o yıllarda Koray İnşaat Yapı Kredi Plaza'yı yapıyordu. İnanın CV yazmam gerektiğini bile bilmiyordum. Görüşmeye giderken bir fotokopicide gayet amatörce elle yazdım bir şeyler. 1989 yılında Amerika'ya master yapmaya gittiğimde CV hazırlamak üzerine workshoplar düzenlendiğini gördüm; pek çoğuna katıldım ve danışmanlık aldım. Ben ilk aşamayı çabuk geçtim ama öğrencilik yıllarımda Ceylan gibi büyük firmalarda stajlarım da olmuştu. Görüşmede iş başvuru bilincim olmamasına rağmen kendimi içgüdüsel olarak iyi ifade ettim. Karşı tarafa kabiliyetlerimi ve bilgimi kısa, net ve ikna edici bir şekilde aktararak işe girme şansını yakaladım. Bugün çok etkilendiğim ve çok kızdığım hiç beğenmediğim CV'ler önüme geliyor. Gençlere önerim imlaya, anlama ve içerikteki detaylara dikkat etmeleri. CV'nin formatı anlaşılır ve temiz olmalı. İnternet gibi bir mecra var gençler şablonları araştırsan, en iyisini öğrensinler ve unutmasınlar ki yazdıkları yalanlar mutlaka ortaya çıkar. Çünkü ön görüşmede eğitimle ilgili her tür doküman noterden tasdikli şekilde istenir.
Platin Dergisi 2004

“SOMUT SORULARA CEVAP VERMEYE ŞARTLANMIŞTIM AMA...”

Salih ERTÖR/Mercedes-Benz İnsan Kaynakları Direktörü
İlk iş görüşmemi Münih Üniversitesi'ni bitirdiğim yıl Mercedes'in Stuttgart'taki merkez binasında Dr. Westphal isimli bir yöneticiyle yapmıştım. Türkiye’de daha önce bulunan Dr. Westphal CV'mi incelemiş ve benim "Personel Planlaması" üzerine tez yazdığımı ve "personel yönetimi" konularında dersler aldığımı ilginç bularak Türkiye'de çalışmam konusunda benimle görüşmek istemiş. "Türkiye'de iyi bir üniversite tahsili yapmış, yabancı dil bilen gençler personelci olmak, sendikal konularla uğraşmak istemiyorlar. Şirketin uzun vadeli düşünen, doğru bir çizgide ilerleyerek; şirket hedeflerine ve çalışanlara katkıda bulunabilecek birine ihtiyacı var bu bölüme ne dersiniz?" diye direkt olarak sordu. Daha ilk dakikalarda birbirimize kanımız kaynamıştı. Bir ara ayağa kalktı ve odasında bir aşağı bir yukarı yürüyerek anlatmaya başladı. Ben de mecburen kalktım ve koğuş içersinde volta atar gibi konuşmaya başladık. İlginç bir iş görüşmesi şekliydi. Son olarak Türkiye'den gelen Pazarlama Direktörü rahmetli Haluk Gönençer benimle görüşmek istedi. Haluk Bey'in ilk söylediği "buyrun sizi dinliyorum" olmuştu, somut sorulara cevap vermeye şartlanmıştım, bir an adaptasyon zorluğu çektim. Hemen 10-15 dakikalık konuşmanın yapısını kafamda kurgulamaya çalıştığımı hatırlıyorum. Haluk Bey dinledikten sonra tek bir soru sormuştu. "Neden Türkiye'ye dönmek istiyorsun?". Kararlı cevaplar vermenin daha iyi intiba bırakacağını biliyordum ama dürüstçe: "Ben de pek bilmiyorum esasında" dedim. Dr. Westphal ile Haluk Bey ben odadan çıktıktan sonra bir saat yalnız görüştüler.İçeri davet edildiğimde Dr. Westphal "sizi bekletmemizin nedeni yetkinliğiniz hakkında tartışmamız değil, size nasıl bir gelişme programı yapmamızın daha doğru olacağı konusuydu" dedi. çalışanların gelişmesine önem veren bir şirket ve yöneticilerle çalışacağım için kendimi çok şanslı hissetmiştim.
Platin Dergisi 2004

“MODERN YÖNETİCİ NE İSTEDİĞİNİ BİLENLE ÇALIŞMAK İSTER”

Metin YURDAGÜL/ Ülker İstişare Konseyi Üyesi Grup Sözcüsü
Kimya Yüksek Mühendisi olarak mezun oldum ama tekstil mühendisi olarak kendimi yetiştirmek istiyordum.O günlerde akla ilk gelen Sümerbank oluyordu. Konya’da askerlik görevim vesilesiyle gittiğim Ereğli Sümerbank fabrikasını beğendim ve orada çalışmayı arzu ettim. Personel şefiyle sadece kimlik tespiti gibi bir konuşma yaptık, dilekçe verdim ve on gün sonra da kabul edildim. Bir yıldan fazla dayanamadım devlet sektörüne. İzmir Turyağ'dan bir tanıdığımdan o zamanki deyimle Mamul Yağ şefliği teklifi geldi. Görüşmeden aklımda kalanlar şöyle: Hayatta hedefin ne? sorusuna: 'İyi bir işletmeci ve çok iyi bir yönetici olarak en üst yönetim kademesine yükselmek' şeklinde cevap vermiştim. Bir de teklif edilen ücreti iyi bulmamışım. Hayatımda 3000-4000 arası mülakat yaptım.Bu tavsiyelerime uygun davranan gençlerin çoğunluğunun başarılı olduğunu gördüm.Öncelikle başvuru formunu dikkatle doldurun. Mülakatta samimi olun, rahat konuşun. Soruları yüzde yüz doğru cevaplayın.Unutmayın ki çok tecrübeli gözler sizi izliyor. Kendinizi çok iyi anlatın modern yönetici, ne istediğini bilen elemanla çalışmayı ister...''Keşke şunu şöyle cevaplasaydım'' diye mülakat sonrası hayıflanmayın.
Platin Dergisi 2004

“POZİTİF OLUN BAŞARI SİZİ YAKALAYACAKTIR”

Zeynep SELGUR/ Benetton Türkiye Genel Müdürü
1985 yılı haziran ayında İsviçre'deki eğitimimi tamamlayıp, yurda döndüm. Boyner Grubu İnsan Kaynakları yöneticisi ile ilk iş mülakatımı gerçekleştirdim. Türkiye'nin en büyük ve prestijli gruplarından birinin İnsan Kaynakları yöneticisi ile görüşürken, mezun olduğum iyi okullar ve üçlisanımın dışında azmimin olduğunu, hiçbir iş tecrübemin olmamasına rağmen Boyner Grubu içinde gelişip, büyümek istediğimi söyledim. Bir hafta sonra işe başladım. İlk iş görüşmem, ilk işim oldu. Aradan 19 yıl geçti, halen Boyner Grubu'ndayım. 2002 yılında Benetton Türkiye Genel Müdürü olduğumda, istikrarın, azmin ve çalışkanlığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm.Günümüzde yöneticilerini içeriden yetiştiren şirketler başarıya daha çabuk ulaşıyor. Vizyoner bir şirketin parçası olmak çok önemli. Kendinize belli hedefler koyun, heyecanınızı hiç bir zaman yitirmeyin severek yapılan işlerde yaratıcılığınızda ön plana çıkacaktır. Hep pozitif olun, fikir ve sonuç üretin, başarı zaten sizi yakalayacaktır. 1985 yılı haziran ayında İsviçre'deki eğitimimi tamamlayıp, yurda döndüm. Boyner Grubu İnsan Kaynakları yöneticisi ile ilk iş mülakatımı gerçekleştirdim. Türkiye'nin en büyük ve prestijli gruplarından birinin İnsan Kaynakları yöneticisi ile görüşürken, mezun olduğum iyi okullar ve üçlisanımın dışında azmimin olduğunu, hiçbir iş tecrübemin olmamasına rağmen Boyner Grubu içinde gelişip, büyümek istediğimi söyledim. Bir hafta sonra işe başladım. İlk iş görüşmem, ilk işim oldu. Aradan 19 yıl geçti, halen Boyner Grubu'ndayım. 2002 yılında Benetton Türkiye Genel Müdürü olduğumda, istikrarın, azmin ve çalışkanlığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm.Günümüzde yöneticilerini içeriden yetiştiren şirketler başarıya daha çabuk ulaşıyor. Vizyoner bir şirketin parçası olmak çok önemli. Kendinize belli hedefler koyun, heyecanınızı hiç bir zaman yitirmeyin severek yapılan işlerde yaratıcılığınızda ön plana çıkacaktır. Hep pozitif olun, fikir ve sonuç üretin, başarı zaten sizi yakalayacaktır.1985 yılı haziran ayında İsviçre'deki eğitimimi tamamlayıp, yurda döndüm. Boyner Grubu İnsan Kaynakları yöneticisi ile ilk iş mülakatımı gerçekleştirdim. Türkiye'nin en büyük ve prestijli gruplarından birinin İnsan Kaynakları yöneticisi ile görüşürken, mezun olduğum iyi okullar ve üçlisanımın dışında azmimin olduğunu, hiçbir iş tecrübemin olmamasına rağmen Boyner Grubu içinde gelişip, büyümek istediğimi söyledim. Bir hafta sonra işe başladım. İlk iş görüşmem, ilk işim oldu. Aradan 19 yıl geçti, halen Boyner Grubu'ndayım. 2002 yılında Benetton Türkiye Genel Müdürü olduğumda, istikrarın, azmin ve çalışkanlığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm.Günümüzde yöneticilerini içeriden yetiştiren şirketler başarıya daha çabuk ulaşıyor. Vizyoner bir şirketin parçası olmak çok önemli. Kendinize belli hedefler koyun, heyecanınızı hiç bir zaman yitirmeyin severek yapılan işlerde yaratıcılığınızda ön plana çıkacaktır. Hep pozitif olun, fikir ve sonuç üretin, başarı zaten sizi yakalayacaktır.
Platin Dergisi 2004

"TESADÜFLERE İNANIN"

Bülent ŞENVER/ TSYS İş Geliştirme DirektörÜ
Hayatta tesadüflere inanmak gerekiyor. Okulun kapanmasına bir ay kalmıştı. Final imtihanlarından sonra iş aramaya başlayacaktım. Boğaziçi Üniversitesi diplomasıyla mezun olacağımdan iş bulmakta zorlanmayacağımı düşünüyordum. O gün de dört yıl boyunca her gün yaptığım gibi derslerim bittikten sonra okuldan çıkıp nişanlım Hülya ile buluşmaya gidecektim. Dersten çıktım, koridorda koşar adımlarla yürürken gözüm duvardaki ilan tahtasındaki iş ilanına takıldı."Arthur Andersen Denetim Şirketi Londra Ofisi bu yıl mezunlardan beş başarılı öğrenciyi seçip Lodra'ya götürecek. Mülakata katılmak isteyenler Arman Manukyan Hoca’ya isimlerini yazdırsınlar". Başvuru için son gündü. Bir an durakladım. Hülya ile buluşmak benim için daha önemliydi. Bir an ne yapacağıma karar veremedim. Meğer o an hayatımın meslek seçimi kararını veriyormuşum. Hocanın odasına girdim, form doldurdum. Niçin Arthur Andersen’de çalışmak istediğimi açıklayan bir metin yazdım. İki ay sonra mülakata çağırıldım. Londra'dan bir İngiliz partner ve bir İngiliz müdür gelmişlerdi. Mülakatta: "Seni çok beğendik. Niçin Arthur Andersen şirketini seçtiğini anlatır mısın?" dediler."Hayatta her zaman her yaptığım şeyin en iyisini yapmak isterim. Her zaman sevdiğim bir işi yapmak isterim. Her yaptığım işte iddialı olmak isterim. Herkesin ulaşamadığı başarılara ulaşmak, zor hedefleri yakalamak benim idealimdir. Bu işe başvurmam ise tamamen bir tesadüf eseridir” dedim. İlk iş mülakatında dürüst, samimiydim. Üç ay sonra beni Londra’ya davet ettiler ve işe başladım. On bir yıl bankaları denetledikten sonra bankacı oldum. Hayat bir okyanus. Rüzgarın ne zaman, nereden, hangi şiddette eseceği belli olmuyor.
Platin Dergisi -2004

“BENİ STAJDA TANIDILAR"


Rıdvan YİRMİBEŞOĞLU/Sabancı Holding İnsan Kaynakları Daire Başkanı
Uluslararası İşletmecilik Masteri yaptığım yıllarda zorunlu stajım vardı. Stajımı Cordsa'nın organizasyon ve eğitim müdürlüğünde yaptım. 3 haftalık staj süresi boyunca bana verilen işleri en iyi şekilde yaptım ve çok iyi diyaloglar kurdum. Okul bittikten sonra İngiltere'de tatildeyken beni aradılar, buldular ve iş teklif ettiler. Staj dönemi çok önemlidir. Beni de stajda tanıdıklarını düşünüyorum. Bugün stajda kendini belli eden kişilere iş teklif ediliyor.
Platin Dergisi -2004

Tepe Yöneticilerin İlk İş Görüşmeleri

2004 yilinda, isten cikarmalardan cok ise alimlarin oldugu gunlerde tepe yöneticilerin ilk iş görüşmelerini anlattiklari haber Platin’de buyuk ilgi gormustu. Ozlemle andigimiz o gunlerin geri gelmesi dilegiyle yazıyı15 profesyonelin görevlerini güncelleyerek paylasiyorum.
‘İşe başlamak’ hayatta atılan en büyük ve önemli adımlardan biri... Bu önemli adım öncesinde hemen herkesi; iş aramak, işe başvurmak, sınav ve mülakat aşamalarından başarıyla geçmek, çalışmayı hayal ettiğiniz şirketten kabul veya ret cevabının gelmesini heyecanla beklemek, pozisyon ve maaşın ne olduğunu merak etmek gibi zorlu bir süreç bekliyor. Kimileri mezun olduktan sonra çalışmayı hayal ettiği şirkette, istediği pozisyonda kariyer basamaklarını tırmanmaya çabucak başlarken; kimileriyse başlangıç için biraz daha fazla beklemek ve sabretmek zorunda kalıyor. Bugün Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey Türk yöneticileri, kendi işe başlangıç öykülerini gençlere örnek olmak amacıyla Platin’e samimiyetle anlattılar... Bazıları stajyer olarak girdiği şirketin genel müdürü olmayı başarmış, bazıları tesadüfen iş görüşmesine gittiği şirkete hemen kabul edilmiş. Rıdvan Yirmibeşoğlu, Hazım Ellialtı, Bülent Şenver, Zeynep Selgur, Metin Yurdagül, Salih Ertör, Emre Sayın, Cem Soysal, Ömer Dormen, Altan Demirdere, Diana Misim, Fındıkoğlu ve Can Kıraç.Her birinin hikayesi birbirinden çok farklı olsa da masanın iki tarafında da bulunmuş ve başarıya ulaşmış kişiler olarak gençlere tavsiyeleri aynı: “Hayati olmasa da hayat şekillendiren bu büyük başlangıç öncesinde ümitsizliğe kapılmayın, mülakata gideceğiniz şirketi tanıyın, mülakatta sakin ve dürüst olun, ne istediğinizi ve kendi yeteneklerinizi iyi bilin.”
Platin Dergisi -2004