Salih Ertör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salih Ertör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2009 Cuma

“SOMUT SORULARA CEVAP VERMEYE ŞARTLANMIŞTIM AMA...”

Salih ERTÖR/Mercedes-Benz İnsan Kaynakları Direktörü
İlk iş görüşmemi Münih Üniversitesi'ni bitirdiğim yıl Mercedes'in Stuttgart'taki merkez binasında Dr. Westphal isimli bir yöneticiyle yapmıştım. Türkiye’de daha önce bulunan Dr. Westphal CV'mi incelemiş ve benim "Personel Planlaması" üzerine tez yazdığımı ve "personel yönetimi" konularında dersler aldığımı ilginç bularak Türkiye'de çalışmam konusunda benimle görüşmek istemiş. "Türkiye'de iyi bir üniversite tahsili yapmış, yabancı dil bilen gençler personelci olmak, sendikal konularla uğraşmak istemiyorlar. Şirketin uzun vadeli düşünen, doğru bir çizgide ilerleyerek; şirket hedeflerine ve çalışanlara katkıda bulunabilecek birine ihtiyacı var bu bölüme ne dersiniz?" diye direkt olarak sordu. Daha ilk dakikalarda birbirimize kanımız kaynamıştı. Bir ara ayağa kalktı ve odasında bir aşağı bir yukarı yürüyerek anlatmaya başladı. Ben de mecburen kalktım ve koğuş içersinde volta atar gibi konuşmaya başladık. İlginç bir iş görüşmesi şekliydi. Son olarak Türkiye'den gelen Pazarlama Direktörü rahmetli Haluk Gönençer benimle görüşmek istedi. Haluk Bey'in ilk söylediği "buyrun sizi dinliyorum" olmuştu, somut sorulara cevap vermeye şartlanmıştım, bir an adaptasyon zorluğu çektim. Hemen 10-15 dakikalık konuşmanın yapısını kafamda kurgulamaya çalıştığımı hatırlıyorum. Haluk Bey dinledikten sonra tek bir soru sormuştu. "Neden Türkiye'ye dönmek istiyorsun?". Kararlı cevaplar vermenin daha iyi intiba bırakacağını biliyordum ama dürüstçe: "Ben de pek bilmiyorum esasında" dedim. Dr. Westphal ile Haluk Bey ben odadan çıktıktan sonra bir saat yalnız görüştüler.İçeri davet edildiğimde Dr. Westphal "sizi bekletmemizin nedeni yetkinliğiniz hakkında tartışmamız değil, size nasıl bir gelişme programı yapmamızın daha doğru olacağı konusuydu" dedi. çalışanların gelişmesine önem veren bir şirket ve yöneticilerle çalışacağım için kendimi çok şanslı hissetmiştim.
Platin Dergisi 2004

Tepe Yöneticilerin İlk İş Görüşmeleri

2004 yilinda, isten cikarmalardan cok ise alimlarin oldugu gunlerde tepe yöneticilerin ilk iş görüşmelerini anlattiklari haber Platin’de buyuk ilgi gormustu. Ozlemle andigimiz o gunlerin geri gelmesi dilegiyle yazıyı15 profesyonelin görevlerini güncelleyerek paylasiyorum.
‘İşe başlamak’ hayatta atılan en büyük ve önemli adımlardan biri... Bu önemli adım öncesinde hemen herkesi; iş aramak, işe başvurmak, sınav ve mülakat aşamalarından başarıyla geçmek, çalışmayı hayal ettiğiniz şirketten kabul veya ret cevabının gelmesini heyecanla beklemek, pozisyon ve maaşın ne olduğunu merak etmek gibi zorlu bir süreç bekliyor. Kimileri mezun olduktan sonra çalışmayı hayal ettiği şirkette, istediği pozisyonda kariyer basamaklarını tırmanmaya çabucak başlarken; kimileriyse başlangıç için biraz daha fazla beklemek ve sabretmek zorunda kalıyor. Bugün Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey Türk yöneticileri, kendi işe başlangıç öykülerini gençlere örnek olmak amacıyla Platin’e samimiyetle anlattılar... Bazıları stajyer olarak girdiği şirketin genel müdürü olmayı başarmış, bazıları tesadüfen iş görüşmesine gittiği şirkete hemen kabul edilmiş. Rıdvan Yirmibeşoğlu, Hazım Ellialtı, Bülent Şenver, Zeynep Selgur, Metin Yurdagül, Salih Ertör, Emre Sayın, Cem Soysal, Ömer Dormen, Altan Demirdere, Diana Misim, Fındıkoğlu ve Can Kıraç.Her birinin hikayesi birbirinden çok farklı olsa da masanın iki tarafında da bulunmuş ve başarıya ulaşmış kişiler olarak gençlere tavsiyeleri aynı: “Hayati olmasa da hayat şekillendiren bu büyük başlangıç öncesinde ümitsizliğe kapılmayın, mülakata gideceğiniz şirketi tanıyın, mülakatta sakin ve dürüst olun, ne istediğinizi ve kendi yeteneklerinizi iyi bilin.”
Platin Dergisi -2004